Ruh sağlığı aslına bakarsanız insanın en çok dikkat etmesi gereken durumdur. Her ne kadar bu bölümde doğrudan inceleyeceğimiz bir konu olmasa da stres neredeyse bütün hastalıklara sebebiyet verebilmektedir.

Ruh sağlığı ile bağlantılı olan hastalıklar son derece önemlidir. Kişilerin hayatını derinden etkileyen bu durum son derece önemlidir.

Özellikle ülkemizde yeni yeni gereken önemin verilmeye başlandığı psikolojik hastalıklar tedavi edilmediği sürece ilerleme eğilimi göstermektedir.

Tedavi süreci hastalığın boyutu ile de orantılı olmak üzere ilaçlı ve ilaçsız olabilir.

En sık görülen psikolojik rahatsızlıklardan bazıları şunlardır:

Depresyon

Toplum itibari ile oranlamak gerekirse en sık rastladığımız psikolojik rahatsızlık olarak karşımıza depresyon çıkar. Öyle ki depresyonu konu edinen şarkılar bile çıkartılmıştır. Depresyon, hastanın ciddiyetine göre tedavisi nispeten kolay olabilen, fakat küçümsenmemesi gereken bir psikolojik rahatsızlıktır. Bireyin hem duygu düşünce yönünden hem de davranışsal bakımdan durumunu son derece önemsiz etkilemektedir. Depresyon genel tanımı itibari ile bireyin üzücü olaylar ya da neşe duyulacak, zevk alınacak aktiviteler karşısında tepkisiz kalması, kendini insanlardan soyutlama döngüsü içerisine girmesi olarak tanımlanabilir. Bireylerde psikolojinin ötesinde fiziksel sorunlara da sebebiyet verebilir.

Depresyona giren bireylerin çalışma performansları azalır. Yaptıkları işlerden uzaklaşırlar. Kişisel bakımlarına eskiye oranla daha az dikkat etmeye başlar, insanlar ile görüşmek istemezler. Ciddi uyku sorunları, halsizlik, sürekli uyuma isteği, yalnız kalma isteği, iştahsızlık gibi yan etkileri bulunmaktadır. Bunlara ilaveten depresyonun ileri aşamalarında kişi intihara da meyledebilir.

Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB)

Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) genel tanımını yapmak gerekirse insanların bir şeyi sürekli olarak yapmak istemeleri, bazı şeylere ciddi anlamda takıntılı hale gelmeleri durumunu tanımlayan anksiyete bozukluğudur. Bu kişiler özellikle hijyen ve simetri gibi konularda takıntılı hallere gelebilirler. Sürekli olarak el yıkama isteği, etrafta tüm nesne ve kişilerin pis olduğu düşüncesi OKB’li hastalarında rastlanan bazı durumlardandır. OKB’li hastaların birçoğu sanılanın aksine, içerisinde bulunduğu durumun farkındadır. Kendilerini diğer insanlardan farklı görür, takıntıları olduğunu bilirler. Bir kısmı bu durumun yanlış olduğunu, rahatsız olduklarını düşünürken; bir kısmı ise diğer insanların tamamının yanlış düşündüğünü, farklı olan bu durumda kendi yaptığı uygulamaların daha doğru olduğuna inanır. OKB’li insanlar her ne kadar içinde bulundukları durumun bilincinde olsalar bile, kendilerini bu durumun dışına itemezler. Hastalığın tedavisi aşamasında davranışsal tedavilerin yanı sıra ilaç tedavisi de uygulanabilmektedir. Burada en önemli olan faktörlerden birisi, hastanın içerisinde bulunduğu durumu kabul edip, iyileşmek istemesi ve bu yönde çaba göstermesidir. Hastalık hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, aşağıda yer alan diziye bir göz atabilirsiniz.

Dizi Önerisi: Monk

Sosyal Fobi

Bir tür kaygı bozukluğu olarak tanımlanabilen Sosyal Fobi, insanların günlük yaşantılarında diğer insanlar ile etkileşime girdikleri durumlarda kendini göstermektedir. Bu rahatsızlığın temelinde yatan sebep kişinin diğer insanların kendisini küçük göreceği ya da olumsuz tepki alacağı düşüncesidir. Diğer ismi ile sosyal anksiyete bozukluğu olarak da bilinen sosyal fobi, dünya genelinde sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır. Özellikle birey henüz küçük yaşta ya da gelişim sürecinde iken kendi göstermeye başlayan sosyal fobi, bireylerin insanlar ile olan ilişkilerini son derece olumsuz etkileyen bir rahatsızlıktır. Tanısının konması aşamasında testler ile basitçe sonuca ulaşılabilir. Tedavisinde ilaç desteği uygulanabilir.

Category
Tags

No responses yet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir